Mardin Mutfağını görmek ve tatmak için Mardin’e gitmeye gerek yok, Mardin mutfağının en önemli temsilcisi olan Cercis Murat Konağının Suadiye sahil yolundaki İstanbul şubesinde Mardin’e gitmiş kadar oluyorsunuz.
Biz genelde dışarıda yemek istersek deniz ürünlerini tercih ediyoruz, bu sefer her zaman önünden geçtiğimiz ve medyada ismi çok geçen Mardin ve Süryani mutfağını deneyelim dedik, ve hiç pişman olmayıp tam tersi çok mutlu olduk.
Cercis Murat Konağında sunumlar ilginç, hoş ritüellerle karşılaşıyorsunuz. İlk olarak, sınırsız Süryani şarabı ikram ediliyor, ama şişe ve kadeh kullanımı yok. Kadeh yerine bakır kase’de içiyorsunuz, şarap servisi ise şişeden değil, bakır bakraç’tan “küçük kepçe” ile yapılıyor.
Süryani şarabı, ilk tattığımızda, genellikle kışın kayak merkezlerinde sunulan sıcak şarabı anımsattı, karanfil aroması var sandık ama mahlep imiş. Çok hoş bir şarap, mutlaka denemek gerek. Soğuk meze tabağı diye kocaman bir bakır tepsi içinde, her biri bakır büyük kaşıklara konmuş 10 farklı meze çeşidi ve manda yoğurdu geliyor. Resimde daha iyi görebilirsiniz. Bu mezelerin lezzeti muazzam, insan sadece bunları yiyip kalkmak istiyor.
Tarçın, Kişniş, Mahlep, Zencefil, Yeni Bahar, Sumak, Pul Biber , nar ekşisi ve badem “Mardin Mutfağı” ‘na zenginlik katan malzemeler olunca, mezelerin tadı da çok farklı oluyor. Mesela, kurutulmuş domates salatası, yeşil mercimek salatası, firik salatası, sebzeli patlıcan, humus, muammara, aklımızda kalanlar.
Salata olarak ise fettuş ise inanılmaz lezzet, sanıyorum kökü Lübnan mutfağına dayanıyor. Ara Sıcak olarak, Bademli içli köfte yiyoruz. Süryani mutfağında, gördüğüm kadarıyla, köfte içi daha yağsız kullanılıyor. Bademli içli köfte de böyle, iç malzemesi daha yağsız. Ana yemek olarak, Süryani içli köftesi yani Kitel Raha yiyoruz.
Tatlı ise, pekmez peltesi üstü dondurma çok başarılı idi.
Sonra , bir ibrik ile geliyorlar ve bakır kap içine gülsuyu ile elinizi yıkıyorsunuz, ve çok güzel bir güllü lokum ikram ediyorlar. Böyle bir güllü lokumu daha evvel hiç tatmamıştım. Kapanış ise, doğal olarak mırra ile oluyor, mırra bizim bildiğimiz espresso ya çok benziyor, aynı sertlikte ve tek seferde içiyorsunuz. Tabii, bu mırra içiminde de bir ritüeli var, ve size mırra ikram eden garson, mırrayı ilk içenden kendisini evlendirmesi gerektiğini vs. anlatıyor Cercis Murat Konağının Suadiye sahil yolundaki merkezinde açık havada oturuyorsunuz, ortam ve ambians çok hoş, biz mutlu olduk.
Fiyatlar ise, kişi başı ortalama 60TL civarında.
Yazarın Notu: Cercis Murat konağı,2012 başında, Bostancı sahilyolundan Batı Ataşehir’e taşınmıştır.